26 Şubat 2014 Çarşamba

Susarsın, çok güzel yalan söyleyişine bakarsın.

Çaresizliklerin en büyüğü bir yalana yalan olduğunu bile bile inanmak, inanmak zorunda kalmak ya da inanır gibi yapmaktır. Böyle gözünüze baka baka '' hiç yalanımı duydun mu '' der. '' Hiç yanlışımı gördün mü ? '' Yalanı ortaya çıkarmak kolaydır aslında. Zaten er geç ortaya çıkar. Hangi yalan sonsuza kadar devam edebilir ki? Bazen sorulacak tek bir soru, edilecek tek bir laf gerçeği bütün çıplaklığıyla seriverir ortaya. Ama sen ne o lafı edebilir ne de o soruyu sorabilirsin. Çünkü duyacağın şey bellidir. Ellerinle kurduğun ve yoktan var etmeye çalıştığın iki kişilik dünyanın o an başına yıkılacağını çok iyi bilirsin. Susarsın o yüzden. Sevdiğin kadın bağıra bağıra yalan söyler. Aslında sana yüksek sesle gerizekalı der. Kendisinin düzgün bi insan olduğunu üstüne basa basa ima eder. Sen herşeyin farkında olursun ama hiç bişey diyemezsin. Gülersin yine yalan söylediğini bildiğini anlamasın istersin. Onaylarsın hatta onu.  Yalan söylesin olsun yeter ki bana bişey söylesin dersin. Siktir lan, o öyle değil böyle öyle yapmadın böyle yaptın diyemezsin. 

Bu sevdanın sonu yalanı söylenmeyecek bi doğruyla gelir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder